Ana Sayfa      Takvim       Ara      Yardım      Giriş Yap      Kayıt      
  Kral Forum - En Kral Türkçe Forumunuz ...  > Geyik Muhabbet  > İlGinç Şeyler  > bu kadar sevebilirmisiniz? Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Kullanıcı Adı: Beni Hatırla?
Şifre:
Tags      Radyo      Oyun      
 

Sayfa: [1]
Cevap Yaz Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gönderen Konu: bu kadar sevebilirmisiniz?  (Okunma Sayısı 447 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
07 Temmuz 2008, 04:25:57
hacettepe
Aktiflerimizden
***


Mesaj Sayısı: 213
Rep Puanı: 16
Cinsiyet: Bay
güldürme beni..


Üyelik Bilgileri Offline
« :»

Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... Biri tıpta okuyordu,
öbür? mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere
daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse
bindiler. Gençtiler, çok genç... Birbirileriyle konuşacak cesareti
bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başardılar. İkisi de her sabah
otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında
kaldığı için o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında.... Sırf
birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin
öbür ucundaki o durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf
ettiler bir süre sonra...



Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok mutlu...
Bazen
işsiz, bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki
yürekleri ve elleri hiçbir şeyi umursamadılar. Ayın sonunu zor getirdikleri
günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep
mutluydular.

Zaman aşımına uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında
para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da kabarık hale
getirmek uğruna bitip-tükeniveren sevgilerden değildi onlarınki... Günler
günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü, büyüdü... Tek
eksikleri çocuklarının olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağmen çocuk
sahibi olmayınca, "bütün mutlulukların bizim olmasını beklemek, bencillik
olur"

diyerek devam ettiler hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini
büyüttüler...
"Senin için ölür?m" derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama ve adam "Hayır,
ben senin için ölürüm" diye yanıt verirdi hep...

Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not gör?rdü kadın, "Bir
tanem, kütüphanenin ikinci rafına bak...." Kütüphanenin ikinci rafında
başka bir not olurdu, "Mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok sevdiğimi
sakın unutma" Mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notları okuya
okuya koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en
sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla karşılaşırdı...

Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi zaten....

Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar yoğun olursa olsun
hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların
ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar verdiler. Adam,
hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul etmeye başladı. Kadın da
mimarlık bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı.

Artık daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde dolaşırken,
harap durumda bir ev gördü kadın, üzerinde "satılık" levhası asılı olan.
"Ne dersin, bu evi alalım mıü" dedi adama. "Bu viraneyi yıktırır, harika
bir ev yaparız. Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları
kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı..." "Sen istersin
de ben hiç hayır diyebilirmiyimü" diye yanıt verdi adam. "Amerika daki tıp
kongresinden döner dönmez ararım emlakçıyı... Kaç para olursa olsun, burası
bizimdir artık...." Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde,
ayrılmaları zor oldu adam Amerika ya giderken. Her gün, her saat konuştular
telefonla.

Gözyaşları içinde kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün sonra,
kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın. Eskisi kadar mutlu
görünmüyor, konuşmaktan kaçınıyordu. Onu neşelendirmek için, sahildeki evi
hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç beklemediği bir cevap
aldı: "Canım, o ev bizim bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut..."

Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acı, daha da
çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri. Derdini
söylemesi için yalvardı adama, "Senin için ölür?m, biliyorsun, ne olur
anlat" diye dil döktü boş yere... Yıllardır sevdiği adam, duyarsız ve
sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki. Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton
duvarlara çarpıyordu kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği...

Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının birlikte geçtiği
arkadaşına dert yanarken, "Artık dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım"

diye sözünü kesti arkadaşı. "O, seni aldatıyor. İş yerimin tam
karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek yiyor her öğlen. Sonra
sarmaş dolaş biniyorlar arabaya...." "Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu
yalanları" diye bağırdı kadın. Onca yıllık arkadaşını, kendisini
kıskanmakla suçladı.... Ertesi gün, öğle vakti o restoranın hemen
karşısında bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının sadece masal
olduğunu anladı... Kocasının eskiden aynı hastanede çalıştığı genç çocuk
doktorunu tanıdı hemen. Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl
sarıldığını gördü adamın...

Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen ağlayarak, bazen
ona sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi.
İnkar etmedi adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların orta yaşa
geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir şeyler geveledi ağzında ve
bavulunu alıp gitti evden. Kapıdan çıkarken, "son bir kez kucaklamak
isterim seni" diyecek oldu ama kadın, "defol" dedi nefretle...

İlk celsede boşandılar... Modern bir aşk hikayesinin böyle son
bulmasına kimse inanamadı. Arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı
kadın.

Adamın, sevgilisiyle birlikte Amerika ya yerleştiğini öğrendi. Bazen
yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini hissedince, ağlama nöbetleri
geçiriyor, aşkın yerini, en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin
kalması için dua ediyordu.

Aradan bir yıl geçti... Her şeyin ilacı olduğu söylenen zaman bile,
kadının derdine çare olamamıştı. Bir sabah, ısrarla çalan zilin sesiyle
uyandı.

Kapıyı açtığında, karşısında o kadını gördü. "Sen, buraya ne yüzle
geliyorsun" diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı. "Lütfen, içeri girmeme
izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor." dedi genç kadın. Kanepeye ilişti
ve zor duyulan bir sesle konuşmaya başladı: "Hiçbir şey gör?ndüğü gibi
değil aslında. Çok üzgünüm ama o bir saat önce öldü.

Geçen yıl Amerika daki kongre sırasında öğrendi hastalığını ve
yaklaşık bir senelik ömr? kaldığını. Buna dayanamayacağını, hep söylediğin
gibi onunla birlikte ölmek isteyeceğini biliyordu. Seni kendinden
uzaklaştırmak için, benden sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de
haber vermedi.

Birlikte Amerika ya yerleştiğimiz yalanını yaydı. Oysa ilk
karşılaştığınız otobüs durağının karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi görüyor
ve kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış, bakıcısı beni
aradı, son anda yetiştim. Sana bu kutuyu vermemi istedi..." Gözlerinden
akan yaşları durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen oracıkta ölmek
istiyordu.

Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl edebildi. İtinayla
katlanmış bir sürü kağıt duruyordu kutuda.




İlk kağıtta, "Lütfen bütün notları sırayla oku bir tanem" diyordu...
Sırayla
okudu; "Seni çok sevdim", "Seni sevmekten hiç vazgeçmedim", "Senin
için ölürüm derdin hep, doğru söylediğini bilirdim." "Fakat benim için
ölmeni istemedim" "Şimdi bana söz vermeni istiyorum." "Benim için
yaşayacaksın, anlaştık mı" son kağıdı eline alırken, kutuda bir anahtar
olduğunu gördü kadın... Ve son kağıtta şunlar yazılıydı:



"Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım. Kocaman
Logged

aşk vede yaşam dönüşü olmayan vede rotası belirsiz kara yelkenli bir gemiyle uzaklaşmakta olduğum limana el sallarken döktüğüm iki damla göz yaşıydı uçtu gitti
07 Temmuz 2008, 04:36:40
caqlaa
Koptu Gidiyor
*****


Mesaj Sayısı: 1225
Rep Puanı: 50
Cinsiyet: Bayan

Üyelik Bilgileri Offline
« Yanıtla #1 :»

. Kocaman terasta martılarla kahvaltı ederken, ben hep seni izliyor olacağım....


buda hikayenin sonuu...

bu hikaye pc'mde bas sırada duran okudukca agladıgım bi yazıı aglamaklı
Logged





Ölüm ÖnCeSi YoRgUnLuK VaR gÖzLeRiMdE GöLgEm BiLe BOgMaK iÇiN fIrSaT KoLLuYoRrRr...
07 Temmuz 2008, 04:38:26
hacettepe
Aktiflerimizden
***


Mesaj Sayısı: 213
Rep Puanı: 16
Cinsiyet: Bay
güldürme beni..


Üyelik Bilgileri Offline
« Yanıtla #2 :»

sonunu getirdiğin için sağol...
Logged

aşk vede yaşam dönüşü olmayan vede rotası belirsiz kara yelkenli bir gemiyle uzaklaşmakta olduğum limana el sallarken döktüğüm iki damla göz yaşıydı uçtu gitti
01 Ağustos 2008, 07:47:22
PamukPrenses
Koptu Gidiyor
*****


Mesaj Sayısı: 534
Rep Puanı: 16
Cinsiyet: Bayan

Üyelik Bilgileri Offline
« Yanıtla #3 :»

 gül. off bee süperdi tşk Mutlu
Logged

Pamuktan Prenses Olur Mu... Prenses Dediğin Taş Gibi Olur...;)

03 Ağustos 2008, 05:57:57
io_distinto
Biraz Isındı
**


Mesaj Sayısı: 58
Rep Puanı: 2
Cinsiyet: Bayan
i`m who i am...


Üyelik Bilgileri Offline
« Yanıtla #4 :»

kırmızı yazılar gözümü yordu okuyamadım ama emeğine sağlık
Logged



...IN ORDER TO BE İRREPLACABLE,U MUST BE DİFFERENT...
06 Ağustos 2008, 10:35:16
hacettepe
Aktiflerimizden
***


Mesaj Sayısı: 213
Rep Puanı: 16
Cinsiyet: Bay
güldürme beni..


Üyelik Bilgileri Offline
« Yanıtla #5 :»

eyw saolun yorumlar için
Logged

aşk vede yaşam dönüşü olmayan vede rotası belirsiz kara yelkenli bir gemiyle uzaklaşmakta olduğum limana el sallarken döktüğüm iki damla göz yaşıydı uçtu gitti
Anahtar Kelimeler :
Sayfa: [1]
Cevap Yaz Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
| Adsense Gizlilik Politikasi
Arşiv | Arşiv 2 | Arşiv 3 | Wap | Wap2 | Wap Forum | RSS | XML | Sitemap | Sitemap 1
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!

Kral Nokia nokia oyunları Nokia Cep nokias mania flash games diyet zayıflama Start 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199